Uluslararası döviz piyasası dünyada en geniş işlem yapılan piyasa olmasına rağmen, perakende sektörüne erişimi Öz Kaynak ve Sabit Gelir piyasalarına kıyasla sönük kalır. Bu, büyük ölçüde para birimlerinin nasıl ve niye hareket ettiğine ilişkin anlayış eksikliğinin yanı sıra yatırımcı topluluğunda döviz bilincine dair genel eksiklikten kaynaklanmaktadır. New York Menkul Kıymetler Borsası (NYSE) veya Chicago Ticaret Borsasına (CME) benzer şekilde, fiziki bir esas döviz kurunun olmayışı bu piyasanın mistik yönünü artırmaktadır. İşte bu yapı eksikliği, döviz piyasalarının Yeni Zelanda'da işlem gününü başlatıp farklı zaman dilimleri üzerinden devam ederek 24 saat esasına dayalı olarak çalışmasını mümkün kılmaktadır.
Geleneksel olarak, döviz piyasasına giriş; ticari, koruma veya spekülatif amaçlarla büyük döviz blokları ticareti yapan banka topluluğuyla sınırlıydı. FXDD gibi firmaların kurulması, Forex işleminin kapılarını bireysel perakende işlemcinin yanı sıra fonlar ve yatırım yöneticileri gibi kuruluşlara açmıştır. Piyasanın bu sektörü son birkaç yıl içinde katlanarak büyümüştür.
Aktif işlemciler ve yatırımcılar için döviz; öz kaynaklar, ticari mal veya sabit gelir gibi diğer yatırım ürünlerinden farklı olmamalıdır. Ekonomi dünyasındaki küreselleşme ve tüm ekonomik bölgelerin birleşmesi (ör. Avrupa Birliği) gibi sebeplerden dolayı, portföye döviz eklemek varlıkların çeşitlendirilmesine yardımcı olur ve riski azaltabilir.
Tıpkı diğer yatırım alternatifleri gibi, döviz de işlemcilere/yatırımcılara bir yatırım ürünü alabilecekleri veya satabilecekleri bir piyasa sunar. Bu durumda, bu özel bir Döviz Çiftidir. Döviz çifti; Euro'ya karşı Amerikan Doları, Amerikan Dolarına karşı Japon Yeni, İngiliz Sterlinine karşı Amerikan Doları, Euro'ya karşı İngiliz Sterlini veya diğer bazı döviz kombinasyonları olabilir.
Farklı döviz kombinasyonları, yalnızca bir döviz değeri karşısında diğerinin değerini ifade eder. Bu ilişki, tek bir fiyatla temsil edilir. Döviz piyasasında bir döviz çiftinin fiyatı; iki ekonomideki mevcut ve beklenen ekonomik ve siyasi durum dikkate alındığında piyasanın o döviz cinsinin diğer döviz cinsi karşısında ölçülen değerine ilişkin (o sıradaki) beklentileridir. Öz kaynaklar açısından, hisse senedi fiyatıdır.
Örneğin, bir ekonominin enflasyon/faiz oranları düşük ve istikrarlıysa, üretimi güçlü bir şekilde büyüyorsa veya politikası istikrarlıysa ve beklentiler de bu yöndeyse, o zaman bir kişi (genel olarak) o ülkenin para biriminin temelde daha az avantajlı bir para birimi karşısında güçlü kalmasını bekleyebilir.
Öz kaynaklar söz konusu olduğunda, bunun aksine; eğer yurt içi ve küresel ekonomi güçlüyse, enflasyon tehlikeli bir şekilde artmıyorsa, rekabet pazar payını alıp götürmüyorsa veya marjları kemirmiyorsa, ürün talebi ve büyümesi güçlüyse, veya şirketlerin iç "politikaları" işçilerin güçlü ve verimli olmalarını sağlıyorsa, ve beklentiler bu yöndeyse, o zaman o şirketin hisse senetlerinin daha az avantajlı bir şirketinkilere göre güçlü kalmasını bekleyebilirsiniz.
Öz kaynaklara benzer şekilde; teknik analiz, kısa dönem arz ve talep, dönemsel sermaye akış modelleri, aracın mevcut fiyatı vs. de dahil olmak üzere bir ürünün kısa dönem değerini belirleyen başka faktörler de vardır. Bir dövizin fiyatını yukarı çıkaracak veya aşağı çekecek olan unsur işte bu evrensel dinamiklerdir. (Yüksek Risk Uyarısı)(Geçmiş Performans)
Öz kaynaklar ve tahviller gibi dövizler de çok likit olan ve çok fazla likit olmayan çiftlere sahiptir. Likit dövizler, ekonomik ve politik açıdan en istikrarlı olanlar şeklinde nitelendirilebilir. Bunlar arasında G7'yi oluşturan ülkeler olan ABD, Japonya, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Kanada yer alır.
Avrupa ülkelerinin para birimlerinin EURO olarak birleştirilmesinden bu yana, en likit olan dövizler arasında artık ABD Doları, Japon Yeni, İngiliz Sterlini, Euro ve Kanada Doları yer almaktadır. Bu dövizlerdeki faaliyetlerin günlük döviz hacminin %80'den fazlasını kapsadığı tahmin edilmektedir.
Hisse senetleri gibi dövizlerin de kendilerine ait ayırt edici sembolleri vardır. Dövizler, bir dövizin, başka bir döviz değeri karşısındaki değeri olarak ifade edildiği için, bir döviz çifti her iki dövizin "adını" içerir ve bir "/" ile ayrılır. Bu "ad" üç harfli bir kısaltmadır. İlk iki harf çoğu durumda ülkenin kimliğini belirtir. Son harf ise o ülkenin para biriminin ilk harfidir.
Örneğin,
USD = Amerikan Doları
GBP = İngiliz Sterlini
JPY = Japon Yeni
CAD = Kanada Doları
CHF = İsviçre Frangı
NZD = Yeni Zelanda Doları
AUD = Avustralya Doları
NOK = Norveç Kronu
SEK = İsveç Kronu
Avrupa Euro'su belirli bir ülkeye ait olmadığı için, kısaca EUR olarak kısaltılır.
Bir dövizi, ör. EUR, diğer bir dövizle, ör. USD birleştirerek EUR/USD şeklinde bir döviz çifti oluşturmuş olursunuz.
Bir döviz çiftinde bir döviz daima baskındır. Bu, Baz Döviz olarak adlandırılır. Baz döviz, bir döviz çiftindeki birinci döviz olarak tanımlanır. Aynı zamanda, bir döviz çiftinin fiyatını belirlerken sabit kalan dövizdir.
Euro, diğer tüm küresel dövizler karşısında baskın baz dövizdir. Sonuç olarak, EUR karşısındaki döviz çiftleri şu şekilde tanımlanacaktır: EUR/USD, EUR/GBP, EUR/CHF, EUR/JPY, EUR/CAD, vs. Hepsinde EUR kısaltması önde yer alır.
İngiliz Sterlini, döviz adı baskınlığı konusunda hiyerarşide ikinci sırada yer alır. Dolayısıyla, GBP karşısındaki başlıca döviz çiftleri GBP/USD, GBP/CHF, GBP/JPY, GBP/CAD olacaktır. EUR/GBP çiftini bir kenara bırakacak olursak, bir döviz çiftinde GBP'yi ilk döviz olarak görmeyi beklemeniz gerekir.
USD bir sonraki baskın baz dövizdir. USD/CAD, USD/JPY, USD/CHF başlıca dövizler için normal döviz çifti geleneği olacaktır. EUR ve GBP baz dövizler açısından daha baskın olduğundan, dolar
EUR/USD ve GBP/USD olarak kote edilir.
Döviz üzerinden bir ticaret işlemi yapılırken değiş tokuş edilen (ulusal veya gerçek) dövizlerin değerlerini belirlediği için baz dövizi bilmek önemlidir. Karşıt Döviz, bir Döviz Çifti formülündeki ikinci dövizdir.
Baz döviz DAİMA dövizin değişim para birimlerinden birine eşittir (yani, 1 Euro, 1 Sterlin ve 1 Dolar). Bir yatırımcı 100.000 EUR/USD satın aldığında, EURO'yu veya Baz Dövizi satın aldığı (eline geçtiği) ve USD'yi veya Karşıt Dövizi sattığı (veya bunun için ödeme yaptığı) kabul edilir. Satın aldığı Baz Dövizin tutarı 100.000 Euro'ya eşittir. O sıradaki cari kur ne olursa olsun bunun doğru olduğunu unutmayın. Baz döviz tutarı sabit kalır.
Diğer taraftan, yatırımcının sattığı (veya ödediği) Karşıt Döviz karşılık tutarı Döviz Çifti için değişim oranıyla inip çıkacaktır. Şuna eşittir:
(Baz Döviz Tutarı x Piyasa Döviz Kuru)
Karşıt Döviz, yukarı veya aşağı yönde dalgalanan döviz çiftinin bir parçası olduğundan, bir döviz çiftindeki her iki dövizin gücünü veya zayıflığını belirler. Bir döviz yükseldikçe diğeri düşmelidir.
Dövizler, bir tam birimin kesirlerinde işlem görürler. En küçük kesir bir "pip" olarak adlandırılır. Dövizler pip cinsinden işlem görür çünkü spekülatif nedenlerden dolayı döviz değiş tokuşu genellikle büyük miktarlarda gerçekleştirilir. Bu da, Döviz işlemi yaparken mevcut olan kaldıraç etkisinden kaynaklanır.
FXDD, standart hesaplar için 100:1'lik bir Maksimum İşlem Kaldıraç Oranı sunar. Bu oranda, bir 100.000 EUR pozisyonu 1,2000'lik bir değişim oranında 1.200$ Marj gerektirecektir. Bu; 100.000 EUR'nun ABD$ karşılığını veya 120.000 ABD$ alarak ve 100:1'lik kaldıraç oranına bölerek hesaplanır.
Gereken Marj = 120.000$ / 100 = 1.200$
Yukarıdaki işlem için bir pip'in değerini belirlemek için aşağıdaki hesaplama yapılmalıdır:
ABD$ değeri= 1,20 x Baz Dövizin Nominal Tutarı = 120.000$
ABD$ değeri + bir pip = (1,20+.0001) x Baz Dövizin Nominal Tutarı = 120.000$
Bir pip'in dolar cinsinden değeri 120.000$ - 119.990 = 10$.
Bir döviz çifti düşük bir fiyattan daha yüksek bir fiyata geçtiğinde, Baz Dövizin güçlendiği veya daha güçlü hale geldiği söylenir. Bunun tersi Karşıt Döviz için geçerlidir. Şöyle ki, Baz Döviz güçlendikçe Karşıt Döviz zayıflamış veya daha zayıf hale gelmiştir.
Döviz Kurları, sabit bir döviz tutarının bir başka döviz açısından neye eşit olduğunu temsil ettiğinden, Döviz Çifti için yalnızca bir fiyat olduğunu gördük. Bu fiyatın hareketi, bir dövizin güçlendiğini mi yoksa zayıfladığını mı gösterir.
EUR/USD döviz kuru 1,2000'den 1,2024'e çıkarsa, EUR'nun güçlendiğini, USD'nin ise zayıfladığını anlıyoruz. Neden?
Döviz Kurlarına (veya fiyatlarına) baktığımızda; bir Döviz Çiftini Al hareketi, Baz Döviz veya EUR alımı ve Karşıt Döviz veya USD satımı anlamına gelir. EUR/USD döviz kurları beklendiği şekilde yukarı yönde hareket ederse, işlemci şimdi EUR/USD'yi daha pahalı/daha yüksek fiyata satabilir. Aradaki fark, Uzun olan veya EUR/USD Döviz Çiftini satın alan işlemci için bir Kâr ifade eder.
1,2000'e bakmanın bir diğer yolu ise; bir yatırımcı/işlemci 1 EUR'yu 1,20$'dan değiştirebilir. Ancak, 1,2100'de, aynı tek EUR şimdi daha yüksek tutarda USD ile, bu durumda 1,21 USD ile değiştirilebilir. EUR güçlenmiştir veya daha güçlü hale gelmiştir.
Döviz İşlemi Yapmanın Esasları
Bir yabancı döviz işlemi yaptığınızda tam olarak ne alıyor veya ne satıyorsunuz?
Gerçekte, her iki işlemi de yapıyorsunuz: hem alıyor hem satıyorsunuz. EUR/USD'yi 1,2000'den Alma işlemi gerçekte Euro'yu alma ve Doları 1,2000 sentten satma işlemidir. Euro'nun değeri dolara göre artarsa, fiyat artacak ve yatırımcı para kazanacaktır.
Herhangi bir sebeple işlemci FXDD kullanarak bir emri uygulayamazsa, bir broker'a sözlü bir emir aşağıdaki şekilde olabilir:
"Piyasada 100.000 Euro alıyor ve doları satıyorum"
veya
"1,2100'lük bir stop üzerinden 500.000 EUR/USD alıyorum"
veya
"Piyasada Dolara karşı 100.000 Euro alıyorum"
Tüm sözlü emirlerde gerekli olan unsurlar: tutar, Döviz Çifti, kur ve/veya emir türüdür. Yalnızca "Piyasada Dolar alıyorum" demek yeterince iyi değildir çünkü işlemcinin hangi kuru satmak istediğini belirtmemektedir.
Öz kaynaklar gibi dövizin de bir Alış fiyatı ve Satış fiyatı vardır. Alış fiyatı, piyasa yapıcının alım yapacağı fiyattır. Satış fiyatı ise piyasa yapıcının satış yapacağı fiyattır. Yatırımcılar için bunun tersi geçerlidir. Alış fiyatı yatırımcının satış yapacağı fiyat iken satış fiyatı yatırımcının alış yapacağı fiyattır.
Alış fiyatı daima satış fiyatından azdır. Bu mantıklıdır, çünkü her yatırımcı gibi bir piyasa yapıcı da düşük fiyattan alıp yüksek fiyattan satmak ister.
Alış ve satış arasındaki makasa (kur farkına) Alış/Satış Makası veya İşlem Makası denir. Alış/satış makası, piyasa yapıcıların bir perakende müşteri bazına sabit likidite sunmak için aldıkları primdir. Örneğin, alış ve satış 1,2050/1,2055 olabilir. Makas 5 pip'tir.
Döviz işlemini öz kaynaklarla karşılaştıracak olursak; bir piyasa yapıcı, örneğin FXDD, döviz katında bir uzmana eşittir.
Bir uzman daima piyasa/yatırımcı için bir piyasa yapmak (yani likidite temin etmek) istemekte ve bunu yapabilmektedir. Bu hizmet için, stoku satın aldığı bir alış fiyatı ve stoku satacağı bir teklif veya satış fiyatı olacaktır. Uzmanın istediği alış/satış makası altta yatan stokun genel likiditesiyle değişecektir.
Aynı prensip FXDD'nin Atış/Satış Makasları için de geçerlidir.
FXDD'de başlıca (majör) döviz çiftleri için İşlem Makasları 2-3 pip genişliğindedir. Bazı daha az likit dövizler biraz daha geniş olacaktır. Bu, söz konusu belirli döviz çifti için profesyonel piyasadaki göreli likiditeyi/riski yansıtır. Kote ettiğimiz işlem makasları, müşterilerimizin işi için hizmet sunarken aldığımız riskler ve yaptığımız masraflar göz önüne alındığında, normal bir piyasa yapma makasını yansıtır.
Açıkça, bir piyasa yapmanın değişkenliği ve riski piyasalar daha az likit hale geldiği için artarsa, makaslarımızın da artması çok mantıklıdır. Bunlar piyasa yapıcıların evrensel gerçekleridir ve bilinçli yatırımcılar/işlemciler için bir sürpriz olmamalıdır.